Kayıtlar

  MÜSLÜMAN VE İFFET VE SİYASET Doğan her insan yaşadığı coğrafya, kültür, aile, toplum şartlarına göre büyür gelişir, ahlakı ve dini öğrenir. Yaşamından ve tercihlerinden sorumlu olacak yaşa gelince yolunu gözden geçirmesi ve tercihlerini kendi iradesi ile tekrar düzenlemesi beklenir. * Bu beklenti iki şekilde gerçekleşir; -         Kişi ya büyüklerinden gördüğü davranışları din zannederek, taklit eder ve peygamberlere “biz atalarımızdan böyle gördük” diyerek sorun çıkaranlar gibi, geldiği yolda gitmeye devam eder, -         Ya da düşünerek, anlayarak, görünen şekilleri taklit etmek yerine #işin_aslını, dinin manasını anlamaya çalışarak, doğru yolu arar, bulmaya gayret eder. * Bunu yaparken Müslümanların elinde Allah’ın vahyi olan Kur’an-ı Kerim gibi bir kaynak vardır. Bu kaynaktan haberi varsa sorun yoktur. Anlamadığı yerde hadis-i şerif ve sünnet yardıma yetişir… * Ancak bu kaynakların üz...
  İLETİŞİM MEDENİYETİ Başımız yine belada, kara bulutlar dolaşıyor havada. Ne zaman eksik oldu ki? Kaderimiz böyle bu coğrafyada. Boşuna demiyorum; Türkiye dünyanın akupunktur noktasında. * Söz almak isteyenler dünya politikasında, söz sahibi olmak istiyor bizim topraklarda. Bu yüzden fitne fesat, her çağda birbiri ile yarışmakta. İşimizi zorlaştırıyor fitneye kananlar da! #Bilek_gücü devrinin geçtiğini anlamak ve beyin gücünü geliştirecek #tedbir_almak gerekiyor zamanında. Aksi halde yeni belalar gelince başımıza, #tepki_vermek yaramayacak hiçbir işimize. * Yöneticilerimiz düşünüyor, taşınıyor, politikalar uyguluyor ama istediğimiz sonuçlar çıkmadığı gibi, çıkan sonuçlar düşmana yarıyor çoğunlukla.  Bu durumda bizi yönetenler nerede yanlış yapıyor acaba? Sormak, sorgulamak, cevap aramak gerek miyor mu zamanında? * Madem #dünyanın_akupunktur_noktası gibi değerli bir bölgede yaşıyoruz, bölgemize sahip çıkmak için de bazı değerlerimizi artırmak zorundayız… Sadece d...
İNTERNET MEDENİYETİ Matbaanın icadı iletişimde yeni çağ açtı. O zamana kadar, konuşma ile kısıtlı alana ulaşabilen sözler ve el yazmaları ile sınırlı tutulan iletişim, matbaa sayesinde sınırları aştı. Kiliselerin ve sarayların kontrolü altındaki m alumat basılı medya sayesinde hızla yayıldı, düşünen sorgulayan insanlara ulaştı. Otorite sarsıldı! * Basılı medya araçları tek taraflı bir iletişim sağlıyordu, ancak yine de yayılan malumat üzerinde düşünen ve sorgulayan insanlar sayesinde malumat bilgiye dönüşmeye başladı. Bu sayede ilim içindeki bilim ortaya çıktı. Bilimin ucundan tutmayı bilen insanlar, bilimin aydınlığı ile ortaçağın karanlığını kapattı. Bilim zamanla icatları getirdi, icatlar teknolojiye dönüştü, teknoloji sanayiye. Dünya değişti. * Elbette kolay olmadı. Avrupada matbaa ile yayılması hızlanan çoğu rivayet, hurafe ve söylentiye dayalı malumatı öğrenince, işin aslını merak eden ve gerçeği arayan insanlar, din adamı kılığında kiliseye çöreklenmiş hazır yiyici bir...
Gerçekten müslüman olanlar, yani görüntü ve şekilde değil de manada müslüman olanlar, "...aldığı haberin doğruluğundan emin olmadan başkasına aktarmak, müslümana yalan olarak yeter..." diyen hadis-i şerife uygun davranır. Ancak, maalesef İslam peygamberini anlamadan müslümanmış gibi görünenler, din, bir iman konusu olarak değil, dini bir siyasi menfaat sağlama aracı gibi kullanıyor. Bunlar utanacak değil ya, bunlara #kananlar_utansın ve şekillere, görüntüye kanmak yerine manayı anlayan gerçek müslümanlar, bu yalan ve talan düzenine bir dur! desin inşallah.
Düşman kazanmak için kimseye kötülük etmeniz gerekmiyor! Bazı kişilerden daha iyi olun yeter! Sizin seviyenize çıkamayan, o bazı kişiler, Yemez, içmez ama sizi kendi seviyesine çeker. Siz yolunuzda, seviyenizde kalmak için direndikçe, Kinleri daha beter daha beter...      
  #insan_olmadan #müslüman olunacağını zannetme hastalığına tutulanlar var ya, işte onlar, anlayamıyorlar ; - insan olanların yaptıklarını, ve - insan olmayana hiç bir dinin yarar sağlamayacağını...
Farkında mısınız? Türkiye'de İslamcılık adına ortaya çıkanlar, Allah'ın dini İslam'ı duvara asıp, bunun yerine emperyalizmin uydurduğu "Siyasal İslam Projesi”ni din diye uyguluyorlar... İslamcı siyaset ile siyasal islam projesi arasındaki farkı anlamayanlar da kolayca kanıyor. Bunlar, cami, namaz, hac, umre, sakal, cübbe, takke gibi şekilleri de miletin gözüne gözüne sokuyorlar. Eee, sizce bu işin sonu nereye gidiyor? Bunlar, konuştukları zaman Allah'ın İslam dinindenmiş gibi görünmek için ağızlarını eğerek bükerek konuşmayı da ihmal etmiyorlar... Sonra, #kandıranlar #kananlar #kandırılmış olanlar birbirine karışıyor.   Bu kargaşada kanmak yerine #işin_aslını anlamaya çalışarak, dik durabilenlere selam olsun!