MÜSLÜMAN VE İFFET VE SİYASET
Doğan her insan yaşadığı coğrafya, kültür,
aile, toplum şartlarına göre büyür gelişir, ahlakı ve dini öğrenir.
Yaşamından ve tercihlerinden sorumlu olacak yaşa gelince yolunu gözden
geçirmesi ve tercihlerini kendi iradesi ile tekrar düzenlemesi beklenir.
*
Bu beklenti iki şekilde gerçekleşir;
- Kişi ya büyüklerinden gördüğü davranışları
din zannederek, taklit eder ve peygamberlere “biz atalarımızdan böyle gördük”
diyerek sorun çıkaranlar gibi, geldiği yolda gitmeye devam eder,
- Ya da düşünerek, anlayarak, görünen
şekilleri taklit etmek yerine #işin_aslını, dinin manasını anlamaya çalışarak,
doğru yolu arar, bulmaya gayret eder.
*
Bunu yaparken Müslümanların elinde
Allah’ın vahyi olan Kur’an-ı Kerim gibi bir kaynak vardır. Bu kaynaktan haberi
varsa sorun yoktur. Anlamadığı yerde hadis-i şerif ve sünnet yardıma yetişir…
*
Ancak bu kaynakların üzerini örten
alışkanlıklar, ön yargılar, gelenekler, söylentiler, hurafeler varsa sorun
çıkar. İşte tam da burada büyüklerimizden duyduğumuz “Müslüman olmak hem çok
kolaydır, hem de çok zordur” sözü işlemeye başlar. Bu sözü “kolaylaştırınız,
zorlaştırmayınız” hadis-i şerifi takip eder!
*
Sadece bu iki söz bile, Kuran’da ifade
edildiği üzere “düşünenler için” ders alınması ve yaşama uygulanması gereken
çok güzel nasihatlerdir. Ancak DÜŞÜNENLER İÇİN!
*
Düşünenler ile düşünemeyenler arasında,
manayı anlama çabası ile şekilleri taklit etme ve anlamaya çalışmak yerine
kanarak kolaya kaçma konularında sorun vardır.
*
Yolu bulmak için Kur’an-ı Kerim’i
okuyanlar, Allah’ın en çok tekrar ettiği emrin, düşün, aklını kullan gibi
emirler olduğunu bilir. Bilenler doğru düşünmeyi öğrenmek için düşünme üzerinde
de düşünmeye başlarlar…
*
Bu başlangıç beşerin, mahlukat
seviyesinden kurtulup insan olma seviyesine giden yolculuğunun başlangıcıdır.
Öyle bir yolculuktur ki, sadece düşünme seviyesinde yükselenleri insan olma
seviyesine yükseltir. Allah Kuran’da “zan ile hareket etmenin günah olduğunu”
söyler. İnananların kandırılmasını önlemek için Allah, "...zan ile hareket
etmeyin..." diye de uyarır! Kuran'daki manayı anlamak için düşünmek yerine
söylentileri din zannederek kananlar bunu da anlamazlar!
*
“Düşün", "aklını kullan"
Allah’ın Kuran’da en çok tekrar ettiği emirdir, yani farz! Bu emirler ile Allah
görüntüye söylentiye kanmak yerine olayların perde arkasındaki işin aslını
yanin dinin manasını anlama çabasını (yani gayreti, yani cehd etmeyi) teşvik
eder...
*
Buna rağmen, bazı Müslüman toplumlarda,
inananları düşünmekten uzaklaştıran alışanlıklar kabul edilmiş, bu yönde bir
gelenek oluşmuştur. Müslümanlar düşünmekten, sorgulamaktan, yeni fikirler
ortaya atmaktan hatta işin aslını anlmaya çalışmaktan bile korkar olmuştur.
*
Öyle ki, bazı Müslümanlar eğitim - öğretim
- okul karşıtlığına kadar gelmiştir. Bu bağlamda, kız çocuklarının okula
gönderilmesine karşı gelen kişilerin İslam'ın manasını anladığı şüphelidir.
Sorun kız çocuklarının okula gitmesinde değildir! Gerçek müslümana yakışan,
sorunu doğru yerde aramak ve bulunca da insanlığa yararlı olacak bir yol ile çözmektir.
*
Bunu yapmak yerine geleceğin anneleri
olarak topluma, millete, ümmete, insanlığa çocuk yetişitirecek kızların okula
gitmesini engelleyen beşer türünün, mahlukat seviyesinden kurtulup insan olma
seviyesine yükselme yolculuğunda kaybolmuş ve bocalamakta olduğu
düşünülecektir.
*
Kuran’ı açıp, anlamaya çalışarak okusalar
ders alırlar; Örneğin, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar
ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların
bütün yaptıklarından haberdardır.” diyen Nur Suresinin 30. ayetini anlamak zor
değildir.
*
Böylesine muhkem bir ayete
rağmen, iffet ve namus konusunu sadece kadına yükleyen erkeklerin Kuran’ın
manası ile ahlaklanmadığı açıktır. Böyle erkeklerin çoğu, bazı kadınlar kadar
bile adam olamış demektir. #Adam_olmak insan evladı olmaktır, cinsiyet farkı
yoktur... Adam olamayan tipler nasıl insan olabilir ki?!.
*
Oysa Kuran, beşer olan kişiyi mahlukat
seviyesinden alıp insan olma seviyesine yükseltmeye çalışır. Düşünenleri ve
kanmak yerine işin aslını anlamaya çalışanları tabi..
*
Huzurun ve adaletin başında yer alan
#iffet konusunu anlayacak kadar düşünmeyenlerin, #şeriat söylemleri ile dinimizi
siyasi emellerine alet etmesi, en basit ifade ile İslam düşmanlarına
hizmettir... Hem de aynen, 15 Temmuz ihanetini hazırlayanların, İslam’a
hizmet ediyoruz görüntüsü ile aslında İslam düşmanlarına hizmet ettiği
gibi...
*
Allah'ın selamı kanmak yerine anlamaya
çalışanlar üzerine olsun.
Yorumlar
Yorum Gönder